<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Tarih ve Gündem</title>
	<atom:link href="http://tarihvegundem.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tarihvegundem.wordpress.com</link>
	<description>Just another WordPress.com weblog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Jul 2007 00:21:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='tarihvegundem.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Tarih ve Gündem</title>
		<link>http://tarihvegundem.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://tarihvegundem.wordpress.com/osd.xml" title="Tarih ve Gündem" />
	<atom:link rel='hub' href='http://tarihvegundem.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>&gt;&gt;Çaldıran Zaferi</title>
		<link>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/21/caldiran-zaferi/</link>
		<comments>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/21/caldiran-zaferi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jul 2007 00:19:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tarihvegundem</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/21/caldiran-zaferi/</guid>
		<description><![CDATA[Yavuz içteki sorunları hallettikten sonra Çaldıran Zaferine çıkar. Sefer sırasında sürekli vazgeçme düşüncesi hakim oluyordu.Hatta bu sebeple en sevdiği paşalarından Hemden Paşa’nın kellesini vurdurmuştu.Bu olaydan sonra da ordu da yeniçeriler ayaklandı.Yeniçeriler sultanın çadırına mektuplar bırakıp duruyorlardı.Hatta o kadar ileri gittiler ki sultanın çadırına ok bile attılar.Bunlara sinirlenen Yavuz atına atlayarak yeniçerilerin arasına girdi.Askere hitaben:     [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=22&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="posttitle">Yavuz içteki sorunları hallettikten sonra Çaldıran Zaferine çıkar. Sefer sırasında sürekli vazgeçme düşüncesi hakim oluyordu.Hatta bu sebeple en sevdiği paşalarından Hemden Paşa’nın kellesini vurdurmuştu.Bu olaydan sonra da ordu da yeniçeriler ayaklandı.Yeniçeriler sultanın çadırına mektuplar bırakıp duruyorlardı.Hatta o kadar ileri gittiler ki sultanın çadırına ok bile attılar.Bunlara sinirlenen Yavuz atına atlayarak yeniçerilerin arasına girdi.Askere hitaben:<span id="more-22"></span></p>
<p class="snap_preview">    -”Biz henaz kastettiğimiz yere varmadık, düşmanla karşılaşmadık.<span></span>Dönmek ihtimali yoktur.Hatta bunu düşünmek bile hayaldir.Şahın maiyyetikendi efendileri yolundacan verdikleri halde, biz şeriat-ı ahmediyeye muhalif  eden bunları yola getirmek içinbu serhatlara kadar gelmişken bir takım gayretsizler bizi geri çevirmek isterler.Biz katiyyen yolumuzdan dönmeyeceğiz.Ululemre itaat edenlerle kastettiğimiz yere kadar gideceğiz.</p>
<p>    kalbleri zayıf olanlar, ehlü iyallerini düşünenler, karılarının yanına dönmek isteyenlerve yol zahmetini bahane edenler kendileri bilirler.DÖNERLERSE DİNİ MÜBİN YOLUNDAN DÖNERLER.Eğer bahane düşman gelmedi ise düşman daha ileridedir.Er iseniz benimle beraber gelin, illa ben tek başıma da giderim.”</p>
<p>  diye atını ileriye sürünce, yaptıklarına utanan yeniçerilerpadişahı takip etmeğe başladılar.</p>
<p>kaynak: <a href="http://tarihten.wordpress.com/2007/02/15/caldiran-zaferi/">http://tarihten.wordpress.com/2007/02/15/caldiran-zaferi/</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tarihvegundem.wordpress.com/22/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tarihvegundem.wordpress.com/22/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tarihvegundem.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tarihvegundem.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tarihvegundem.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tarihvegundem.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tarihvegundem.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tarihvegundem.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tarihvegundem.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tarihvegundem.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tarihvegundem.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tarihvegundem.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tarihvegundem.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tarihvegundem.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tarihvegundem.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tarihvegundem.wordpress.com/22/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=22&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/21/caldiran-zaferi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c7a8f10546915e8c79b7b1b21bc35016?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tarihvegundem</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&gt;&gt;Çanakkale ile İlgili Sözler</title>
		<link>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/21/canakkale-ile-ilgili-sozler/</link>
		<comments>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/21/canakkale-ile-ilgili-sozler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jul 2007 00:03:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tarihvegundem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/21/canakkale-ile-ilgili-sozler/</guid>
		<description><![CDATA[M. Kemal ATATÜRK . “Harpte iki meş’um (uğursuz) şey vardır. Bunlardan biri taş duvara körükörüne yüklenmek, diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlantısız harekata dağıtıp körletmektir. Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız.” İngiliz Başbakanı Asquith . “Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zorunlu olduğunu anlıyorum.” [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=21&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="right"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;"><strong>M. Kemal ATATÜRK</strong> <span></span></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Harpte iki meş’um (uğursuz) şey vardır. Bunlardan biri taş duvara körükörüne yüklenmek, diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlantısız harekata dağıtıp körletmektir. Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız.” <span id="more-21"></span></span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;"><strong>İngiliz Başbakanı Asquith</strong> </span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zorunlu olduğunu anlıyorum.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;"><strong>Churchill</strong> </span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;"><strong>Churchill</strong> </span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“… Bu Türk kıtaatının cesaret, metanet ve se’bat cihetiyle takdir ve senaya liyakatı, her şüphenin fevkinde bulunmuştur. Donanmasının ateşiyle de, en müessir surette muavenet gören pek cesur bir düşmamn taarruzlarına karşı sayısız muharebelerde bu kıtaat mevkilerini muhafaza etmişlerdir.” [439]</span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;"><strong><span style="font-family:Arial;">Alman Generali Liman von Sanders </span></strong></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Avrupa’da hizbir asker yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum, Türklierle mukayese edilebilsin. Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi. Halbuki, Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;"><strong><span style="font-family:Arial;">General Tawshend </span></strong></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Çanakkale Seferi, Türk milletinin eski kudret ve kuvvetini muhafaza ettiğini, can çekişen bir imparatorluk içinde kahraman bir milletin varlığını meydana koydu.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;"><strong><span style="font-family:Arial;">General Fahri BELEN </span></strong></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Müttefiklerin gayreti kalmamıştır. Türkiye insan menbalarını (kaynaklarını) sarf ederek bitab (bitkin) kalmış, müttefikler, hissolunur derecede zayıflamamışlardır. Fakat Çanakkale Muharebesi’nin Rusya’nın akibeti ve Balkanlar’daki tesiriyle Türkler müteselli olabilirler.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;"><strong><span style="font-family:Arial;">Larşer </span></strong></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“… Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu evsafın bidayette layikiyle takdir edilmemiş olması, Ingilizler için felaket olmuştur…. Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu, Ingilizler kendileriyle dövüştükten sonra bittecrübe anlamışlardır.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;"><strong><span style="font-family:Arial;">Ingiliz Generali Oglander </span></strong></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Yenilmez Ingiliz donanmasının uğradığı akibetten komutanlar değil, strateji kurallarını ihmal eden devlet adamları sorumludur. Boğazlar ve Trakya bölgesinde altı Türk kolordusu varken, donanmayı tahkim edilmiş bir Boğaz’dan geçirmek ve Boğaz kıyıları işgal edilmeden beş tümenlik bir kuvvei seferiyeyi Istanbul’a getirmek planının şansı çok azdı.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;"><strong><span style="font-family:Arial;">General Fahri BELEN </span></strong></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Çanakkale Savaşları, Avusturalya ordusunun gelişimine birçok etkide bulunmuştur. İlk olarak Avusturalya ordusu kuvvetlerinin bir yabancı tarafından değil, bir Avusturalyalı subay tarafından idare edilmesini temin edecek bir uygulamaya başlanmıştır. Ve Çanakkale olayları, bu uygulamayı başlattı.”</span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;"><strong><span style="font-family:Arial;">Avustralyalı Yarbay D. M. HORNER </span></strong></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Çanakkale Savaşları, savaşa İngiliz bayrağı altında katılan Yeni Zelanda’nın uluslaşma sürecine çok önemli katkılarda bulunmuştur. 1915’te Yeni Zelandalılar, kimliklerini İngiliz İmparatorluğu içerisinde tanımlamaktaydılar ve bağımsızlık kazanmak gibi istekleri yoktu.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;"><strong><span style="font-family:Arial;">Yeni Zelandalı Prof. Dr. J. PHİLLIPS </span></strong></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Çanakkale Savaşları, modern savaş tarihinde birleşik kara ve deniz savaşlarımn başlangıcı ve ilk örneğidir.”</span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;"><strong><span style="font-family:Arial;">Japon Prof. Dr. Em. Krg. Hideo MIKI </span></strong></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Avrupa diplomasisinin çıkmazlarında ihtiyatla yolunu arayan ve Avrupa devletleri’nin birbirine düşmüş meclislerinde kendi lehinde fırsatlar kollamaya çalışan ürkek ve tereddütler içindeki Osmanlı, artık yerini, dimdik adeta mağrur ve kendine güvenen, kendi hayatını yaşamaya azmetmiş, Hristiyan düşmanlarına tam bir istihfafla bakan şahsiyete bırakmıştı.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;"><strong><span style="font-family:Arial;">Alan Moorhead </span></strong></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Çanakkale Boğazı’ndaki Türkler ve Almanlar da 18 Martı aralıksız takip eden sessiz günler, şaşkınlık ve sonra da, büyük bir sevinç uyandırdı. Moral, son derece yüksekti. Kaleler ve tabyalardaki hasar da kolaylıkla giderilmiş olmakla beraber, ağır bataryaların cephane durumu ciddiyetini koruyordu.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;"><strong><span style="font-family:Arial;">Robert Rhodes James </span></strong></span><span style="font-size:100%;color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Çanakkale Müharebelerinde Türk ordusunun başında daha başlangıçtan itibaren orayı, üç kez ve yalnız kendi inisiyatifiyle kurtarmış olan Türk Başbuğu (Atatürk) bulunmuş olsaydı, bu gün tarih, bir Çanakkale Savaşı yerine, karaya ayak basmasıyla beraber, akim kalan bir Çanakkale teşebbüsünden bahsederdi.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;"><strong>M. Şevki YAZMAN</strong><strong> </strong></span><span style="font-size:100%;"><span style="color:#f7bd6b;font-family:Arial;">.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Çanakkale fecayi’ine (çok acıklı olaylarına) ait mesuliyetin, her iki taraftan hangisine ait ve raci olduğu keyfiyeti henüz tahakkuk edemediyse de, bahri hücumun (deniz hücumu) altında mündemiç (saklı) olan hakayik (gerçekler), o kadar basittir ki, bu hususta en müptedi (ilkel) olanlar bile bunu anlarlar.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">Biz en müşkülü’l-icra (yapılması zor) harekete tasaddi ettik (başladık) ve esas noktalara dair maluunatı sahiha (gerçek bilgiler) elde etmeden evvel mutadımız (adetimiz) olduğu üzere, düşmanı hakir (küçük) görerek, böyle bir külfetli işe sarıldık. Neticedeyse, herkesin kabul ve itiraf edeceği bir hezimete, mağlubiyete uğradık ki, bunun izin, hiçte şikayete hakkımız yoktur.</span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">18 Martta mağlup olduk. Bu bapta tevile felana (başka anlam vermeye falan) hacet yoktur.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;"><strong>İngiliz Yazar Ellis Ashmit BARTLETT</strong><strong> </strong><span style="color:#f7bd6b;">.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;">“Çanakkale müdafaası, üç mucizeler muharebesidir Hali kurtardı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı.” </span></p>
<p align="right"><span style="font-size:100%;font-family:Arial;"><strong>Sami Paşazade Sezai</strong></span></p>
<h3>kaynak: <a href="http://tarihten.wordpress.com/2007/03/18/canakkale-ile-ilgili-sozler/">http://tarihten.wordpress.com/2007/03/18/canakkale-ile-ilgili-sozler/</a></h3>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tarihvegundem.wordpress.com/21/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tarihvegundem.wordpress.com/21/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tarihvegundem.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tarihvegundem.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tarihvegundem.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tarihvegundem.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tarihvegundem.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tarihvegundem.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tarihvegundem.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tarihvegundem.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tarihvegundem.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tarihvegundem.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tarihvegundem.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tarihvegundem.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tarihvegundem.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tarihvegundem.wordpress.com/21/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=21&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/21/canakkale-ile-ilgili-sozler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c7a8f10546915e8c79b7b1b21bc35016?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tarihvegundem</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&gt;&gt;Sultan Abdulhamid Han’ın Fikirleri</title>
		<link>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/sultan-abdulhamid-han%e2%80%99in-fikirleri/</link>
		<comments>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/sultan-abdulhamid-han%e2%80%99in-fikirleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 23:57:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tarihvegundem</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/sultan-abdulhamid-han%e2%80%99in-fikirleri/</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Kemal: “Sırtında bir pelerin vardı ve arkadaşlarına veda ediyordu. Uzaktan yüzünü iyi seçemedim; ama sıradan askerlere benzemiyordu; tehlikeli bir sükûneti vardı. Enver Paşa’nın kendisinden niçin çekindiğini o zaman anladım.” (1 Şubat 1975 &#8211; Tercuman) Muhalifler: “Sürüden ayrılan kuzuya sert muamele edilmesini &#8211; ki şimdiye kadar biz bu hatayı çok işledik &#8211; doğru bulmuyorum. Onları [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=20&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="posttitle"><strong>Mustafa Kemal:</strong></p>
<p class="snap_preview">“Sırtında bir pelerin vardı ve arkadaşlarına veda ediyordu. Uzaktan yüzünü iyi seçemedim; ama sıradan askerlere benzemiyordu; tehlikeli bir sükûneti vardı. Enver Paşa’nın kendisinden niçin çekindiğini o zaman anladım.”<span></span></p>
<p>(1 Şubat 1975 &#8211; Tercuman)<span id="more-20"></span></p>
<p><strong>Muhalifler:</strong></p>
<p>“Sürüden ayrılan kuzuya sert muamele edilmesini &#8211; ki şimdiye kadar biz bu hatayı çok işledik &#8211; doğru bulmuyorum. Onları iyilikle yola getirmek çok daha iyi olacak kanaatindeyim.”</p>
<p><strong>İslamiyet:</strong></p>
<p>“Bizi zinde tutablecek yegane kuvvet islmiyettir. Biz hiç de Fuad (Paşa)’nın dediği gibi can çekişen bir millet değiliz. Biz canlı, kuvetli bir milletiz; yalnız ulu dinimize bağlı kalmak şarttır.”</p>
<p><strong>Yalnızlık:</strong></p>
<p>“Tahta çıktığımda zaten sıkıntılı olan İmparatorluğun vaziyeti, Rus Harbi başladıktan sonra, daha da fenalaşmış, tam bir kargaşalık içine düşülmüş; kimse aradığını bulamaz, kimse soğukkanlılığını muhafaza edemez hale gelmiştir. Bu çok sıkıntılı bir zaman olmuş, kendimi terk edilmiş, yapa yalnız hissetmişimdir. Harp bittikten sonra herşey daha da beterleşmiştir.”</p>
<p><strong>İngiliz Oyunu:</strong></p>
<p>“Ancak kabile reislerine hediye ve bahşiş dağıtmak suretiyle İngiliz entrikalarına karşı kendimizi müdafaaya çalışıyoruz.”</p>
<p>***</p>
<p>“Bizim için ehemmiyetli olan Şam ile Mekke arasındaki demiryolunu en kısa sürede inşa edebilmektir. Bu suretle karışıklık arttığında asker göndermemeiz mümkün olacaktır. Ehemmiyetli ikinci nokta ise, Müslümanlar arasındaki bağ öylesine kuvvetlendirilmelidir ki, İngiliz hainliği ve hilekarlığı bu sağlam kayaya çarparak parçalansın.”</p>
<p><strong>Din:</strong></p>
<p>“Bizi yükselten, dinimize karşı duyduğumuz büyük aşktır.”</p>
<p>“İmparatorluğumuz din. iman ülkesidir ve öyle kalacaktır. Eğer din anlayışı yıklırsa, İmparatorluğumuzun sonu gelmiş demktir. Dindaşlarımızla meskûn olan memleketlerin, büyük devletlerin eline geçmesi pek acıdır. Osmanlı İmparatorluğu’na yirmi milyon müslüman kalmıştır. Buna rağmen bütün müslümanların gözü İstanbul’dadır. Düşmanlarımız maddi kudretimizi yıkmaya muvaffak olsalar dahi, manevi kudretimiz baki kalacaktır.</p>
<p>“Müslümanların bulundğu yerlerle irtibatımız daha sıklaştırılmalı, biribirimize daha fazla yaklaşmalıyız. İstikbal için yalnız bu birlikte ümit vardır. İslamiyetin birliği devam ettiği müddetçe İngiltere, Rusya, Hollanda elimde sayılırlar. Çünkü tabiyetlerinde bulunan müslüman memleketlerinde Halife’nin bir sözü cihadı meydana getirmeye kâfidir ve bu Hıristiyanlar için felaket demektir.”</p>
<p>“Henüz zamanı gelmiş değil, ama bir gün  bütün mü’münler, birden kalkınacaklar ve tek bir insan gibi hareket edere gâvurun boyundurunu kıracaklardır.”</p>
<p><strong>Milliyet Fikri:</strong></p>
<p>“Osmanlı İmparatorluğu, dünyanın birçok milletine sinesinde toplamış olan bir imparatorluktur. Türkler, Araplar, Kürtler, Arnavutluklar, Bulgarlar, Yunanlılar, Zencilerden ve diğer birçok unsurdan teşekkul etmiştir. Buna rağmen İman Birliği bizi büyük bir ailenin fertleri gibi biribirimize yaklaştırır. Bu sebeple hiçbir zaman Osmanlı İmparatorluğu üzerinde fazla durmak, buna mukabil, hepimizin Müslüman olduğumuzu bilhassa belirtmekte fayda vardır. Her zaman her yerde ‘Emîrü’l-Müslümîn (<em>Müslümanların Emiri)</em>‘ ünvanı başta gelmeli. Osmanlı İmparatoru sifatı ise ikinci satırda belirtilmelidir. Çünkü devletin sosyal bünyesi ve politikasının esası din üzerine kurulmuştur.”</p>
<p>” Maalesef İngilizler zaralı propagandalarıyla imparatorluğumuzun birçok yerinde millet, ırk fikrinin tohumunu ekmeye muvaffak olmuşlardır. Arabistan ile Arnavutluk başkaldırmışlardır. Suriye’de de bu hususta hazırlıklar vardır.”</p>
<p><strong>İnkılap:</strong></p>
<p>“Eğer bizde bazı inkılaplar kabul edilecekse, memleketin hakiki şartları göz önünde tutularak yapılmalıdır.</p>
<p>“Avrupa medeniyetinin en iyi taraflarını alıp, Şark kültürüyle meczetmek suretiyle meydana gelecek ve olgunlaşacak yepyeni bir medeniyeti, bizde ancak müstakbel nesiller görebileceklerdir.</p>
<p>“İslamiyet terakkiye karşı değildir, ama hakikî değeri olan şeyler, hariçten aşı yapmak suretiyle muvaffak olamaz, içten ve tabiî olamalıdır.”</p>
<p><!-- You can start editing here. --><!-- If comments are open, but there are no comments. --></p>
<p>kaynak:http://tarihten.wordpress.com/2007/01/20/sultan-abdulhamid-hanin-fikirleri/</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tarihvegundem.wordpress.com/20/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tarihvegundem.wordpress.com/20/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tarihvegundem.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tarihvegundem.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tarihvegundem.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tarihvegundem.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tarihvegundem.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tarihvegundem.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tarihvegundem.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tarihvegundem.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tarihvegundem.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tarihvegundem.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tarihvegundem.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tarihvegundem.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tarihvegundem.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tarihvegundem.wordpress.com/20/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=20&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/sultan-abdulhamid-han%e2%80%99in-fikirleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c7a8f10546915e8c79b7b1b21bc35016?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tarihvegundem</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&gt;&gt;Roket sisteminin esasi bize aittir !</title>
		<link>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/roket-sisteminin-esasi-bize-aittir/</link>
		<comments>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/roket-sisteminin-esasi-bize-aittir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 23:55:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tarihvegundem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/roket-sisteminin-esasi-bize-aittir/</guid>
		<description><![CDATA[27 Temmuz 1612 Cuma günü Istanbul Beylerbeyi semtinde dogan ve 1623 yilinin 10 Eylül Pazar günü tahta çikip 16 sene, 4 ay, 29 günlük bir saltanattan sonra 8/9 Subat 1640 Çarsamba/Persembe gecesi 28 yasinin içinde vefat eden Sultan Dördüncü Murad, saltanati boyunca Revan ve Bagdat Fethi gibi muhtesem zaferler yanisira Istanbul’da iki garip olayi da [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=19&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="posttitle">27 Temmuz 1612 Cuma günü Istanbul Beylerbeyi semtinde dogan ve 1623 yilinin 10 Eylül Pazar günü tahta çikip 16 sene, 4 ay, 29 günlük bir saltanattan sonra 8/9 Subat 1640 Çarsamba/Persembe gecesi 28 yasinin içinde vefat eden Sultan Dördüncü Murad, saltanati boyunca Revan ve Bagdat Fethi gibi muhtesem zaferler yanisira Istanbul’da iki garip olayi da görmüstür.<span id="more-19"></span><span></span></p>
<p class="snap_preview">Bu iki olaydan ilki, dünya havacilik tarihi yönünden mühimdir. Söyle ki: Hezârfen (elinden bir çok is gelen, çok bilen) lákabli Ahmet Çelebi, takindigi iki kanat ile Galata kulesinden Üsküdar’in Dogancilar meydanina kadar basari ile uçmus ve zamanin pâdisahi Dördüncü Murad, Hezârfen Ahmet Çelebi’nin bu marifetini Sarayburnu’nda Sinan Pasa köskünden seyretmistir.</p>
<p>Hezârfen Ahmet Çelebi kimdir, bilmiyoruz. 17. asirda böyle bir uçusun gerçeklestiren Ahmet Çelebi’nin Okmeydani’ndaki sekiz dokuz defa uçarak ta’lim ettigini yazan Evliyâ Çelebi hakkinda nedense genis bilgi vermemistir. Kendisine “Hezârfen” lâkabi verildigine göre, Ahmet Çelebi’nin zeki, gayretli, mütesebbis bir kimse oldugu ve bu ucus icin hayli emek sarfettigi anlasilmaktadir.</p>
<p>Galata Kulesi damindan Üsküdar’a kadar rüzgar akimini iyi kullanarak ucmayi beceren Ahmet Çelebi’nin bu basarisini Evliyâ Çelebi “Seyahatnâme”’sinde söyle anlatiyor:</p>
<p><strong>“Hezârfen Ahmed Çelebi evvelâ Okmeydani minberi üzerinde rüzgârin siddetinde kartal kanatlariyla sekiz dokuz kere havada uçarak ta’lim etmistir. Sonra, Sultan Murad Han Sarayburnunda Sinan Pasa köskünden seyrederken Galata Kulesi’nin tâ tepesinden lodos rüzgâri ile uçarak Üsküdar’da Dogancilar meydanina inmistir.”</strong></p>
<p><strong> Dünya havacilik tarihi yönünden mühim olan bu uçusu Evliyâ Çelebi böyle anlatmakta ve padisahin Ahmet Çelebi’ye bir kese altin ihsan ederek Cezayir’e gönderdigini, Hezârfen’in orada öldügünü ilâve etmektedir. Bazi kaynaklar da Istanbul’da elçi olarak bulunan Busbegius’in de hatiratinda bu mühim olaydan bahsettigini ve bu elçinin yazdiklarinin Bati’daki çalismalara kaynak oldugu öne sürülmüstür.</strong></p>
<p><strong> </strong>Hezârfen Ahmet Çelebi’nin Sultan Dördüncü Murad devrindeki uçusunun bu yolda ilk olduguna dair çesitli iddia varsa da, Ahmet Çelebi kanat takinarak uçmak isinde ilk degildir. Ondan evvel Ismail Cevherî adli bir Türk de Nisanbur’da kanat takinarak uçmaya tesebbüs etmis, fakat muvaffak olamamistir. Bu zat, ünlü bir dil bilgini ve hattattir. Tahminen 950 yilllarinda Farab’da dogmus, dayisi “Divânü’l-Edeb” sahibi Ebû Ibrahim Ishak El Farabi’nin yaninda okumus, bilâhare Arapçayi ve Arapçanin bâzi lehçelerini ögrenmek üzere Bagdat’a gitmis, sonra Hicaz’a Suriye’ye geçmis, daha sonra Horasan’a gelerek dil, dilbilgisi ve hatt mevzuunda söhrete ermistir. Siir de yazan bu zatin “Mukaddime” (Giris, baslangiç, M.K.) adinda küçük bir dilbilgisi, aruz ile ilgili “Arûzu’l-Varaka” ve “Sihâhu’l-Arabiye” adli mühim bir lügati vardir. Hatt sanatindaki mahareti ile yazdigi Kur’an-i Kerim’ler ise o devirde her yerde istiyakla aranmistir!…</p>
<p>Ismail Cevherî dil bilginligi yanisira uçmaya heves eden ve bu yolda ölen ilk Türk olarak da ünlüdür. Kuslari inceleyen, kanat genisliklerini tesbit eden, ancak fen adami olmadigindan bunlari iyi hesaplayamayan Ismail Cevherî 1010 yilinda kapi gibi iki büyük sathi vücuduna baglayip Nisanbur’da Eskicami minaresinden bir rivayete göre de evinin damindan kendisini bosluga birakmis ve hizla yere düsüp ölmüstür.</p>
<p>Hezârfen Ahmet Çelebi bu kanat takinarak uçmak isini Ismail Cevherîi’den sonra ikinci defa tecrübe eden ve basariya ulasan kimsedir.</p>
<p align="center">***</p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="left">Yine Sultan Dördüncü Murad devrinde vukuu bulan ikinci garib olay ise, Lâgarî veya Lâgri Hasan Çelebi ismindeki zatin yedi kollu bir fisege binip bunu atesleyerek göge yükselmesi ve fisekdeki barut bitince kollarindaki kanatlari açip süzülerek yere inmesidir!…</p>
<p align="left"><strong>Bu uçus da basari ile neticelenmis ve Lâgarî &#8211; Lâgri Hasan Çelebi’nin bu basarisi roket sisteminin esasi sayilmistir!..</strong></p>
<p align="left">Okuyalim bu zatin macerasini yine Evliyâ Çelebi’nin “Seyahatnâme”’sinden:</p>
<p align="left"><strong>“-Murad Hân’in Kaya Sultan adli kizi, dogdugu gece akika senligi oldu. Lâgri Hasan Çelebi, elli okka barut macunundan yedi kollu bir fisek icad etti. Sarayburnu’nda Hünkâr huzurunda fisege bindi. Talebeleri fitili ateslediler. Lâgri: “Padisahim seni Allah’a ismarladim” diyerek ve dualar ederek göklere çikti. Yaninda bulunan fisekleri atesleyip denizin yüzünü ayinlatti. Gökkubbede büyük fisegin barutu kalmayip da yere dogru inerken, ellerinde olan kartal kanatlarini açip Sinan Pasa köskü önünde denize indi. Kendisine bir kese akça ihsan olunup, yetmis akça ile Sipahi yzildi. Sonra Kirim’da Selâmet Giray Hân’a gidip orada vefat eyledi. Rahmetli yakin dostumuzdu. Allah rahmet eyleye.”</strong></p>
<p align="left">Baskalarinin türlü efsaneyi evlâdlarina tarih diye okuttugu devrimizde biz geçmisin bu basarilarindan neden korkariz bilinmez!… 1955′de yurdumuza gelen Amerikan Hava Kuvvetleri Kurmay Baskanligi Ilmî Istisare Kurulu üyesi ve NATO Arastirma Grubu Baskani Prof. Theodor Karman, Istanbul’da Teknik Üniversite salonunda verdigi konferansta, roket sistemini ilk defa 17. asirda bizim kullandigimizi söyler ve eski eserlerden projeksiyonla naklettigi resimlerle bunu izah ederken, biz bu gerçeklere neden sahip çikmayiz anlasilmaz !</p>
<p align="left">Tipki ilk havan topunu Bizans’i fethimizde kullanildigini, Haliç Tersânesi’nde yapilip halen Dolmabahçe Sarayi’nda bulunan ve hâlâ çalisan saatleri ve daha neleri neleri baskalarina duyuramadigimiz gibi, Hezârfen Ahmet Çelebi’nin 17. asirda gerçeklestirdigi basarili uçusu ve Lâgari-Lâgri Hasan Çelebi’nin bugunkü roketlere esas olan ayni yüzyildaki “Roket uçusu”‘nun tarih sayfalarinda gömülüp kaldigi gibi!..</p>
<p align="left">kaynak: <a href="http://tarihten.wordpress.com/2007/03/26/roket-sisteminin-esasi-bize-aittir/">http://tarihten.wordpress.com/2007/03/26/roket-sisteminin-esasi-bize-aittir/</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tarihvegundem.wordpress.com/19/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tarihvegundem.wordpress.com/19/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tarihvegundem.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tarihvegundem.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tarihvegundem.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tarihvegundem.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tarihvegundem.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tarihvegundem.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tarihvegundem.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tarihvegundem.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tarihvegundem.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tarihvegundem.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tarihvegundem.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tarihvegundem.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tarihvegundem.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tarihvegundem.wordpress.com/19/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=19&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/roket-sisteminin-esasi-bize-aittir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c7a8f10546915e8c79b7b1b21bc35016?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tarihvegundem</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&gt;&gt;Bazı Padişahların Hobileri</title>
		<link>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/18/</link>
		<comments>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/18/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 23:52:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tarihvegundem</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/18/</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Armağan’ın kaleminden Osmanlı padişahlarının hobileri: Hemen her Osmanlı padişahı, el sanatları veya güzel sanatların bir (ya da birkaç) dalına hakim olacak şekilde yetiştirilmiştir. Tabii bir de hobileri olması doğaldı. Zira her insan gibi, rutin meşguliyetlerinin yanında gönlünün arzuladığı işleri yapmak, padişahları psikolojik olarak içinde bulundukları sıkıntılardan uzaklaştırır, aynı zamanda bu durum, mevcut koşuşturmacanın dışında [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=18&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="posttitle">Mustafa Armağan’ın kaleminden Osmanlı padişahlarının hobileri:</p>
<p>Hemen her Osmanlı padişahı, el sanatları veya güzel sanatların bir (ya da birkaç) dalına hakim olacak şekilde yetiştirilmiştir. Tabii bir de hobileri olması doğaldı. Zira her insan gibi, rutin meşguliyetlerinin yanında gönlünün arzuladığı işleri yapmak, padişahları psikolojik olarak içinde bulundukları sıkıntılardan uzaklaştırır, aynı zamanda bu durum, mevcut koşuşturmacanın dışında farklı bir düşünme pratiğine imkân tanırdı.<span id="more-18"></span><span></span></p>
<p>Fatih Sultan Mehmed’in bahçıvanlığa özel bir merakı vardı.</p>
<p>Bu meslekte iddialıydı ve bu yüzden boş vakitlerinin çoğunu bahçıvanlığa ayırır, bundan da büyük bir haz duyardı. Seferler arasında kalan zamanlarında Topkapı Sarayı ve diğer sarayların bahçelerinde çalışmaktan zevk alırdı. Ayrıca ok için parmağa takılan yüzükler, kemer tokaları ve kılıç kınları imalatı da elinden gelirdi.</p>
<p>Yavuz Sultan Selim’in hobisi kuyumculuktu.</p>
<p>Şiire meraklıydı. Nitekim bazı Türkçe şiirlerinin yanında Farsça bir divanı da vardır ve Almanya’da basılmıştır. Ayrıca Osmanlı padişahları içerisinde çok okumaktan dolayı gözlerinin bozulduğunu ve bu yüzden gözlük taktığını bildiğimiz ilk padişah, Yavuz’dur.</p>
<p>Kanuni Sultan Süleyman iyi giyinmeyi severdi.</p>
<p>Babası gibi kuyumculuğa meraklıydı; ama şiir alanında, komutanlığı ve yöneticiliği kadar iddialı bir padişahtı. ‘Muhibbî’ mahlasını kullandığı Divan’ında tam 2.779 gazel bulunmaktadır ki, Divan şairleri arasında en fazla gazel yazmış olan Zâtî’nin bile ulaştığı gazel sayısı ancak 1.825 adette kalmaktadır. Kanuni böylece Divan edebiyatının gazel rekorunu kırmıştır. Ayrıca kavaf (kunduracı) olduğuna dair kayıt da vardır.</p>
<p>I. Mahmud hilalci, mühür kazıcısı ve kuyumcuydu.</p>
<p>Eserlerini çarşıda sattırır, eline geçen paralarla sadakalarını dağıtır, ufak tefek ihtiyaçlarını karşılar, bundan da büyük bir haz alırdı. Bir gün kendisine vezirlerinden birisi, “Şevketlüm, milletin hazinesi sizin demektir. Niçin böyle uğraşıp zahmet edersiniz?” deyince, “Milletin hazinesini millete sarf etmek gerek. Saniyen, insanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın zevki başkadır.” cevabını almıştır.</p>
<p>II. Abdülhamid’in at binme, yüzme, atıcılık gibi merakları vardı.</p>
<p>Silah kullanmakta pek mahirdi. Nişan alarak ismini yazar, madalyaları ortasından delerdi. Kakma ve süsleme işlerinde mahir olmasının yanında usta bir marangozdu da. Sarayında özel marangozluk aletleri vardı. İş tulumunu giyer ve atölyesinde saatlerce kendini kaybederdi. Bir başka merakı da polisiye roman okumak, daha doğrusu okutmaktı. Ünlü polisiye roman dizisi Sherlock Holmes’un yazarı Sir Conan Doyle’un hayranlarındandıMustafa Armağan’ın kaleminden Osmanlı padişahlarının hobileri:</p>
<p>Hemen her Osmanlı padişahı, el sanatları veya güzel sanatların bir (ya da birkaç) dalına hakim olacak şekilde yetiştirilmiştir. Tabii bir de hobileri olması doğaldı. Zira her insan gibi, rutin meşguliyetlerinin yanında gönlünün arzuladığı işleri yapmak, padişahları psikolojik olarak içinde bulundukları sıkıntılardan uzaklaştırır, aynı zamanda bu durum, mevcut koşuşturmacanın dışında farklı bir düşünme pratiğine imkân tanırdı.</p>
<p>Fatih Sultan Mehmed’in bahçıvanlığa özel bir merakı vardı.</p>
<p>Bu meslekte iddialıydı ve bu yüzden boş vakitlerinin çoğunu bahçıvanlığa ayırır, bundan da büyük bir haz duyardı. Seferler arasında kalan zamanlarında Topkapı Sarayı ve diğer sarayların bahçelerinde çalışmaktan zevk alırdı. Ayrıca ok için parmağa takılan yüzükler, kemer tokaları ve kılıç kınları imalatı da elinden gelirdi.</p>
<p>Yavuz Sultan Selim’in hobisi kuyumculuktu.</p>
<p>Şiire meraklıydı. Nitekim bazı Türkçe şiirlerinin yanında Farsça bir divanı da vardır ve Almanya’da basılmıştır. Ayrıca Osmanlı padişahları içerisinde çok okumaktan dolayı gözlerinin bozulduğunu ve bu yüzden gözlük taktığını bildiğimiz ilk padişah, Yavuz’dur.</p>
<p>Kanuni Sultan Süleyman iyi giyinmeyi severdi.</p>
<p>Babası gibi kuyumculuğa meraklıydı; ama şiir alanında, komutanlığı ve yöneticiliği kadar iddialı bir padişahtı. ‘Muhibbî’ mahlasını kullandığı Divan’ında tam 2.779 gazel bulunmaktadır ki, Divan şairleri arasında en fazla gazel yazmış olan Zâtî’nin bile ulaştığı gazel sayısı ancak 1.825 adette kalmaktadır. Kanuni böylece Divan edebiyatının gazel rekorunu kırmıştır. Ayrıca kavaf (kunduracı) olduğuna dair kayıt da vardır.</p>
<p>I. Mahmud hilalci, mühür kazıcısı ve kuyumcuydu.</p>
<p>Eserlerini çarşıda sattırır, eline geçen paralarla sadakalarını dağıtır, ufak tefek ihtiyaçlarını karşılar, bundan da büyük bir haz alırdı. Bir gün kendisine vezirlerinden birisi, “Şevketlüm, milletin hazinesi sizin demektir. Niçin böyle uğraşıp zahmet edersiniz?” deyince, “Milletin hazinesini millete sarf etmek gerek. Saniyen, insanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın zevki başkadır.” cevabını almıştır.</p>
<p>II. Abdülhamid’in at binme, yüzme, atıcılık gibi merakları vardı.</p>
<p>Silah kullanmakta pek mahirdi. Nişan alarak ismini yazar, madalyaları ortasından delerdi. Kakma ve süsleme işlerinde mahir olmasının yanında usta bir marangozdu da. Sarayında özel marangozluk aletleri vardı. İş tulumunu giyer ve atölyesinde saatlerce kendini kaybederdi. Bir başka merakı da polisiye roman okumak, daha doğrusu okutmaktı. Ünlü polisiye roman dizisi Sherlock Holmes’un yazarı Sir Conan Doyle’un hayranlarındandı<!-- Signature --></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tarihvegundem.wordpress.com/18/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tarihvegundem.wordpress.com/18/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tarihvegundem.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tarihvegundem.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tarihvegundem.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tarihvegundem.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tarihvegundem.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tarihvegundem.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tarihvegundem.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tarihvegundem.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tarihvegundem.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tarihvegundem.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tarihvegundem.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tarihvegundem.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tarihvegundem.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tarihvegundem.wordpress.com/18/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=18&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/18/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c7a8f10546915e8c79b7b1b21bc35016?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tarihvegundem</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&gt;&gt;Osmanlı Tarihi &#8211; ABD Tarihi (Karikatür)</title>
		<link>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/osmanli-tarihi-abd-tarihi-karikatur/</link>
		<comments>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/osmanli-tarihi-abd-tarihi-karikatur/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 23:26:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tarihvegundem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim, Video, Müzik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/osmanli-tarihi-abd-tarihi-karikatur/</guid>
		<description><![CDATA[kaynak: http://tarihten.wordpress.com/<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=16&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-17" href="http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/osmanli-tarihi-abd-tarihi-karikatur/17/" title="osmanli-abd.jpg"></a><img width="409" src="http://tarihten.files.wordpress.com/2007/04/osmanli-abd.jpg?w=409&#038;h=559" alt="Osmanlı Tarihi - ABD Tarihi" height="559" /></p>
<p>kaynak: <a href="http://tarihten.wordpress.com/">http://tarihten.wordpress.com/</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tarihvegundem.wordpress.com/16/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tarihvegundem.wordpress.com/16/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tarihvegundem.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tarihvegundem.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tarihvegundem.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tarihvegundem.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tarihvegundem.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tarihvegundem.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tarihvegundem.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tarihvegundem.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tarihvegundem.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tarihvegundem.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tarihvegundem.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tarihvegundem.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tarihvegundem.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tarihvegundem.wordpress.com/16/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=16&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/osmanli-tarihi-abd-tarihi-karikatur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c7a8f10546915e8c79b7b1b21bc35016?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tarihvegundem</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tarihten.files.wordpress.com/2007/04/osmanli-abd.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Osmanlı Tarihi - ABD Tarihi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&gt;&gt;Haritalarla Müslümanların Kolomb&#8217;tan önce Amerika keşfi</title>
		<link>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/haritalarla-muslumanlarin-kolombtan-once-amerika-kesfi/</link>
		<comments>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/haritalarla-muslumanlarin-kolombtan-once-amerika-kesfi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 23:17:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tarihvegundem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/haritalarla-muslumanlarin-kolombtan-once-amerika-kesfi/</guid>
		<description><![CDATA[Haritalarla Müslümanların Kolomb&#8217;tan önce Amerika keşfi İslam Bilim Tarihi uzmanı Prof. Dr. Fuat Sezgin, haritalarla Müslümanların Kristof Kolomb&#8217;tan önce Amerika&#8217;yı keşfettikleri ispatlıyor. 16 Temmuz 2007 Pazartesi 01:21 &#160; AMERİKA&#8217;NIN MÜSLÜMANLAR TARAFINDAN KRİSTOF KOLOMB ÖNCESİ KEŞFİ Prof. Dr. Fuat Sezgin* 1930&#8242;ların başlarında Alman orientalist Paul Kahle, ard arda yayınladığı yazılarla, Piri Reis&#8217;in Topkapı Sarayındaki Amerika haritasını [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=15&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="image"><img align="left" src="http://dunyabulteni.net/images/news/19445.jpg" /></p>
<p class="title">Haritalarla Müslümanların Kolomb&#8217;tan önce Amerika keşfi</p>
<p class="short_content">İslam Bilim Tarihi uzmanı Prof. Dr. Fuat Sezgin, haritalarla Müslümanların Kristof Kolomb&#8217;tan önce Amerika&#8217;yı keşfettikleri ispatlıyor.</p>
<p class="date">16 Temmuz 2007 Pazartesi 01:21</p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="center"><strong>AMERİKA&#8217;NIN MÜSLÜMANLAR TARAFINDAN </strong><strong>KRİSTOF KOLOMB ÖNCESİ KEŞFİ</strong></p>
<p align="left"><strong>Prof. Dr. Fuat Sezgin*</strong></p>
<p>1930&#8242;ların başlarında Alman orientalist Paul Kahle, ard arda yayınladığı yazılarla, Piri Reis&#8217;in Topkapı Sarayındaki Amerika haritasını bilim dünyasına tanıtmıştı. Haritanın, haritacılık tarihi açısından değeri konusunda bugüne kadar sayısız yazı yazıldı. Bu konudaki değerlendirmeler birbirlerinden çok büyük farklılıklar gösteriyor. Son yıllarda çıkan bazı yazılardaki, haritanın güneyinde büyük bir kara kütlesinin belirtildiği hususu, tartışmaya yeni bir boyut kazandırmış bulunuyor. Ama bütün bu gayretler İslam kültür dünyasının haritacılık tarihindeki büyük yaratıcı yeri bilinmeden gösterildi.</p>
<p></font>Devamı için tıklayın<span id="more-15"></span>Diğer taraftan bu tartışmalar devam ederken 2002 yılında bir İngiliz denizaltı komutanı Gavin Menzis “1421: Çin&#8217;in Dünyayı Keşfettiği Yıl” adıyla yayınladığı kitapta tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı. İslam bilim ve kartografya tarihi konusuyla uğraştığımı bilen birçok okuyucu benim bu husustaki görüşümü sordular. Bu konuyu özel bir araştırmaya tabi tutmadığım dönemlerde ben de Piri Reis&#8217;in bize Kristof Kolomb&#8217;un kaybolan haritasının ulaştırıdğına inanıyordum. Gavin Menzis&#8217;in kitabını okuduktan sonra bu konuyu ciddi bir şekilde araştırmaya başladım. Nispeten uzun olan bu araştırmamın sonucu “İslam&#8221;da matematik coğrafya, karto-grafya ve batıdaki devamı” adlı yakında çıkmasını planladığım kitabımın dördüncü cildinin bir kısmını teşkil ediyor. Bugün sizlere bu incelememin sonuçlarını bir özet halinde sunacağım. Bu araştırmanın 50 sayfa kadar tutan metnini Almanca ve İngilizce olarak yakında internet yoluyla geniş bir ilgili topluma ilet-meğe karar vermiş bulunuyorum.</p>
<p>Önce Menzis&#8217;in ileri sürdüğü görüşlerden sadece bir kaçına deği-neceğim. Menzis&#8221;in ileri sürdüğü 1421 Çin ekspedisyonunun esası şudur: Bazı Çinli hükümdarlar, 1405 – 1433 yılları arasında bir kaç donanma hazırlayarak, Hint Okyanusuna kıyısı bulunan devletlerle, ya diplomatik ilişkiler kurmak ya da haraç almak maksadıyla seferler düzenlemişlerdir. Bu seferlerin safhaları, ayrıntıları ve sonuçları Çin kaynaklarında titizlikle kaydedilmiş, hatta izlerine devrin Farsça kaynaklarında da rastlanmaktadır.</p>
<p>Daha da önemlisi şudur ki, Çinlilerin bu teşebbüslerine dair günümüze ulaşan en eski 3 kitapçık, seferlere katılanlar tarafından yazılmış bulunuyor. Bu yazarlardan biri de Man Huan adlı Arapça bilen bir müslümandır. Huan&#8217;ın yazdığı kitap “Okyanus sahillerinin tam <font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">araştırması” adını taşıyor. Sinoloji, 19. yüzyılın ikinci yarısından beri bu seyahat bilgileri üzerinde çalışıyor. Ortaya çıkan araştırmalar Çin donan-malarının Hint Okyanusunda ve çevresinde 36 ülkeye uğradıklarını, güneyde Borneo ve Timor adalarına, güneybatıda Malindi&#8217;ye kadar vardık-larını, bununla birlikte Avustralya ve Madagaskar&#8221;ın adının geçmediğini göstermektedir. Seyahatnamelerin hiç birinde harita bulunmamaktadır. Yalnız 17. yüzyılın ortalarında bir Çinli tarihçinin 3 seyahatnamenin verdiği bilgiye dayanarak yaptığı şematik bir harita günümüze kadar ulaşmış bulunuyor. Altını çizmek gerekirse, ne bu seyahatnamelerde, ne şematik haritada, ne de diğer Çin kaynaklarında donanmanın Hint Okyanusunun ötesine geçtiğine dair hiç bir bilgiye rastlanmamaktadır. Onların uğradıkları yerlerin krokisi şöylece verilebilir (No: 1).</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Çin donanmaları Atlas Okyanus-una geçebilirlerdi. Zira bu geçişyolu çok eskiden beri biliniyordu. Basra şehri yakınlarında yapılan dikişli (çivili değil) gemiler daha 9. yüzyılda Fas&#8221;ın Massa limanı ile Çin arasında ticaret seferleri yapıyorlardı. Daha İslamın ilk yüzyılında Çin&#8221;in Kanton şehrinde bir Müslüman mahallesi vardı. Yine aynı yüzyılda Madagas-kar adasında bir çok Müslüman yaşı-yordu (No: 2). Buna rağmen, Atlas Okyanusuna geçmek Çin donan-masının hedefi ve görevinin dışında kalıyordu.</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Bütün bu husustaki açıklığa rağmen, İngiliz yazar Menzis donan-maların 1421 yılında Hint Okyanus-unun, mükemmel haritasını yaptıktan sonra Atlas Okyanusuna açıldıklarını,</p>
<p><img width="735" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19421.jpg" height="477" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right"><strong>1: Çin donanmalarının 1405 – 1433 yıllarında yaptıkları seferlerin çizelgesi </strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">bütün okyanusu güneyden kuzeye kadar Grönland dahil arşınladıklarını, enlem ve boylam derecelerini ölçtüklerini, bu arada Batıya yönelip Amerika&#8221;yı keşfettiklerini, bütün bu bölgelerin haritalarını yaptıktan sonra Kuzey okyanus üzerinden, Asya sahillerinin mükemmel haritalarını yaparak 1423 yılında Çin&#8221;e döndüklerini ileri sürüyor. Başka gerekli şartların dışında yüzlerce yıllık bir zaman isteyen böyle bir başarının, Menzis, ancak Çin donanması gibi insan ve gemi sayısı bakımından yüksek kapasiteye sahip bir donanma tarafından gerçekleştirilebileceğini ileri sürmekle, Çinlilere adeta insan üstü bir kabiliyet ve çalışkanlık atfederek konunun aydınlatılabileceğine inanıyor.</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Menzis&#8221;i bu inanca götüren sebeplerin başında, 15. yüzyıl sonu ve 16.yüzyıl başlarında coğrafya tarihinde karşılaşılan 3 büyük harita gelmektedir. Biri Vasco da Gama&#8221;nın ilk seferinden döner dönmez Avrupa&#8221;da ortaya çıkan Afrika haritası (No: 3). Menzis, haklı olarak bu mükemmel haritanın belirttiği Afrika&#8221;nın, özellikle doğu sahillerinin hangi kültür dünyası tarafından başarılabildiğini tekrar tekrar soruyor. Bunun herşeyden önce gerçek boylam derecesi ölçme bilgisini gerektirdiğini, bu bilginin Avrupalılarda ve müslümanlarda bulunmadığını, buna ancak Çinlilerin sahip olduğunu ileri sürüyor.</p>
<p>Menzis böylece haritacılık tarih-çiliğinin çok zayıf taraflarından birine değiniyor. Bu, yerinde sürdürülen yüksek matematik coğrafya bilgisine dayanan şaheser haritayı harita tarihçileri Afrika sahillerinin sadece 2</p>
<p><img width="737" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19422.jpg" height="460" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right"><strong>2: Müslümanların mağrib ile Çin arasındaki, 9. yüzyıldan beri ticaret yolları </strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">veya 3 noktasına değinerek müslüman klavuzlar sayesinde Hindistan&#8221;ın Kalikut şehrine gidip dönen Vasco da Gama&#8221;nın Portekiz&#8221;e getirdiği bilgilerle bir kaç ayda yapıldığına inanıyorlar. Bu gecekondu düşüncesi maalesef bütün kartografya tarih-çiliğine hakim. Menzis, bu haritanın Portekizlilerin işi olamayacağı yönündeki tepkisinde haklı, ama Çinlilerin boylam derecelerini ölçme yönündeki iddiası coğrafya, astronomi ve denizcilik tarihine aykırıdır. Çinliler 18. yüzyıla kadar ne astronomik boylam derecesi ile uğraşmışlar ve ne de astronomik olarak ölçülen boylam derecelerine dayanan bir harita yapmayı başarmışlardır.</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Menzis&#8221;in, müslümanların (Arap-ların) Afrika haritasını yapanlar olamayacakları, çünkü onların da gerekli boylam derecelerini ölçemedikleri yönündeki iddiası tamamen yanlıştır. O, bu iddiasında kısmen coğrafya tarihinde kabul edilen bir gerçeği de bilmiyor.</p>
<p>Müslümanlar Yunanlılardan, Hintililerden ve İranlılardan öğren-dikleri ay tutulmasına dayanarak boylam derecesini ölçme işini geliştirdiler. Onlar karşımıza 9. yüzyıldan beri ölçülen boylam derecelerini haritaya ilk defa tatbik eden bir kültür dünyasının mensupları olarak çıkıyorlar. Müslümanların, herşeyden önce Yunanlıların öğrencileri olarak başladıkları matematik-coğrafya ve haritacılık 800 yıllık bir gelişmeyi gerçekleştirdi. Onların 11. yüzyıldan beri kazanılan müslüman İspanya dışı Avrupalı öğrencileri eski dünyanın haritasına 18. yüzyılda yeni yapıcı unsurları katmaya, yanlışları düzeltmeye başladılar.</p>
<p>Sunuşumun bundan sonraki bölümünde konunun inandırıcı olması bakımından İslam kültür dünyasında boylam derecelerini ölçmede kullanılan metotlardan birine kısaca değineceğim. Hint okyanusunda uzaklık ölçmede kullanılan metotlar: (No: 4)</p>
<p><img width="736" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19423.jpg" height="347" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right"><strong>3: Cantino&#8217;nun Afrika haritası (1502)</strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">1. Meridyen dairelerine paralel uzaklıkların ölçümü,</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">2. Meridyen dairelerinden 90 dereceden küçük eğiklikli uzaklıkların ölçümü,</p>
<p>3. Ekvator çizgisine paralel uzaklıların ölçümü.</p>
<p>Bu metotlardan birincisi açık denizlerde enlem, üçüncüsü boylam derecelerini bulma metodu idi. Müslüman denizcilerin bu metotlarla elde ettikleri yüzlerce uzaklık değerleri bugünkülerden hemen hemen hiç farklı değil. Onların bize ulaştırdığı Ekvatorun Afrika ile Sumatra arasındaki uzaklığı bugünkü değerden sadece birkaç kilometre farklı (No: 5).</p>
<p>Bu gerekli açıklamadan sonra şuna işaret etmek isterim ki ne Vasco da Gama ne de diğer Portekizli gemiciler bir kaç Kızıldeniz krokisi bir yana, Hint Okyanusunun, Afrikanın haritasını yaptıklarını veya haritanın yapılması için Portekiz&#8221;e materyal taşıdıklarını iddia ettiler.</p>
<p><img width="755" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19424.jpg" height="172" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="left"><strong>4: Müslüman denizcilerin Hint Okyanusundaki uzaklık ölçme metotları</strong></p>
<p align="left"><img width="769" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19425.jpg" height="463" /></p>
<p align="left"><strong>5: Müslüman denizcilerin Afrika ile Sumatra arasındaki uzaklık ölçüleri</strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Tam aksine, onlar Arap denizcilerin elinden bu haritaları aldıklarını açıklamaktan kaçınmadılar. Vasco da Gama ilk Hindistan seferine Arap haritaları ile pusulasız olarak çıkmıştı. Afrika&#8221;nın Malindi limanında müslü-man denizcilerin elinde gördüğü enlem-boylam dairelerini taşıyan çok gelişmiş haritaları, ilk defa karşı-laştığı pusulaları, hareket halindeki gemide enlem derecesini ölçmek için kullanılan özel aleti ve gemilerin büyüklüklerini hayranlıkla anlatır.</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Menzis&#8221;in görüşünü desteklemek için kullandığı ve Çin donanmasının yaptığına inandığı haritalardan biri de 1507&#8243;de Alman Waldseemüller tarafından yapılmış olanıdır (No: 6). Bu haritada oldukça doğru bir şekilde ada ve nehirleri ile birlikte ortaya çıkan Kuzey Asya&#8221;yı gözönüne alan Menzis soruyor: Eğer Çinliler değilse? Başka kim bu büyük böl-genin sahillerini ölçmüş olabilir. Avrupalıların daha 300 yıl sonra tanıyabildikleri bu bölgenin böyle bir haritası nasıl ortaya çıkabilirdi, eğer Çin donanması oraya uğramamış olsaydı?</p>
<p>Menzis bu sorusunda haklı. Ama cevabı gerçeğe dayanmıyor. Coğrafya tarihçileri bu noktayı hiç gözönüne almadılar. Hakim düşünceye göre dünya haritasında Yunanlılardan sonra görülen her yenilik Avrupa-lıların başarıları. Bu soruya cevaben bazı haritaları sunmakla yetineceğim. Evvela Batlamyus&#8221;un adını taşıyan dünya haritası. (No: 7) Okyanuslar kapalı denizler halinde karalar tarafından kuşatılıyor. Sonra: 9. yüzyılın başlarında Abbasi Halifesi al-Ma&#8221;mun&#8221;un 70 kadar bilgine yaptırdığı dünya haritası, 1340 yılından kalan nüsha (No: 8), diğer taraftan onun bize kadar gelen koordinatlar kitabına dayanarak yaptığımız harita. (No: 9) En önemli yenilik okyanusların karaları kuşatması ve Afrika&#8221;nın bir yarımada halindeki şekli.  </p>
<p><img width="732" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19426.jpg" height="407" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right"><strong>6: Waldseemüllerin (1507) haritası</strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Abbasi bilginlerinin bu çalışmasın-dan 320 yıl kadar sonra 1154 yılında tamamlanan al-İdrisi&#8221;nin dünya haritası. (No: 10) Bunda bir hayli gelişmiş bir kuzey ve orta Asya ve 300 yıl kadar bir zaman süresinde dünya haritasında kazanılan gelişme ile karşılaşıyoruz. Bunun ardından Kuzey ve Orta Asya&#8221;nın 13. veya 14. yüzyılda büyük bir ihtimalle Türkçe olarak yapılmış Kuzey ve Orta Asya haritasını sunacağım. (No: 11) Harita 18. yüzyılın başında Sibirya&#8221;da Bahadır Han&#8221;ın Tatar tarihi ile birlikte ortaya çıktı. Kartografya tarihinin en önemli vesikalarından biri olan bu harita maalesef gerektiği şekilde incelenmedi. Sibirya&#8221;nın sahilleri, Kuzey okyanusa dökülen nehirlerin, Orta Asya göllerinin enlem boylam dereceleri İslam kültür dünyasında Asya haritasının ne büyük bir gelişmeye kavuştuğunu gösteren paha biçilmez vesikalardan biri. Menzis bu haritayı bilseydi belki hükmünde daha dikkatli davranırdı.</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Bu izahatın ardından esas konumuza gelmek istiyorum.</p>
<p>Daha 9. yüzyılın başlarında Ekvator&#8221;un uzunluğunu yüksek bilimsel metotlarla 40 bin km kadar bulan Müslümanlar Avrupa ile Asya arasındaki Okyanusun 180 derece olduğuna ve aşılmasının imkansızlığına inanıyorlardı. Bu korkunun tahminen bir yüzyıl ka-dar sonra kaybolduğu görülüyor. 11. yüzyılın başında büyük bilgin al-Biruni, karaların bir okyanus tarafından kuşatıldığını, okyanusun Batı ile Doğuyu birbirinden, yahut bir arada bulunması münkün olan</p>
<p><img width="736" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19427.jpg" height="492" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right"><strong>7: Batlamyus&#8217;un dünya haritası</strong></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"><img width="733" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19428.jpg" height="499" /></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="center"><strong>8: Halife al-Ma&#8217;mun&#8217;un dünya haritası</strong></p>
<p align="left"><img width="584" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19429.jpg" height="507" /></p>
<p align="center"><strong>9: Enlem ve boylam derecelerine dayanılarak yapılan al-Ma&#8217;mun haritası</strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">kara kütlesinden veya insanların yaşamakta olduğu bir adadan ayırdığını söyler. 10. yüzyılın ilk yarısında yaşayan al-Mas&#8221;udi bize ulaşan kitaplarından birinde, Mır&#8221;at az-Zaman adlı kitabında okyanustan çok sefer Batıya yönelip hayatlarını tehlikeye sokanlardan etraflıca bahsettiğini belirterek bir bilgiyi tekrarlıyor: “Bunların arasında Haihas adlı Kurtubalı, bir grup insanla birlikte hazırladıkları gemilerle okyanusa açılmış bir zaman sonra büyük ganimetlerle dönmüşler. Başkalarına dönmek nasip olmamış. Bu Endülüs&#8221;te bilinen bir şeydir” diyor.</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Bu tip teşebbüslerin manası daha sonra coğrafyacı al-İdrisi&#8221;nin 1154 yılında verdiği bir bilgiyle daha açık anlağılıyor. Onun verdiği bilgilerden, bu gibi teşebbüslerle okyanusun karşı taraftaki sahiline yahut okyanusta bulunan kara parçalarına ulaşmak hedefinin mevcut olduğu anlaşılıyor. Al-İdrisi anlaşılan kendi zamanında çok ünlü olmuş bir ailenin sekiz kiş-isinden ibaret gemiciler grubunun okyanusu geçmek için Batıya açıldıklarını yazıyor. Lizbon&#8221;da Darb al-mağrurin yani okyanus macera-cılarının sokağı diye bir yerin bulun-duğunu bildiriyor.</p>
<p><img width="475" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19430.jpg" height="466" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right"><strong>10: İdrisi haritası (1154)</strong></p>
<p></font><font size="1" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Bu gibi teşebbüslerin İslam dünya-sının batısında bir hayli yayılmış bulunduğu anlaşılıyor. Mesela Kuzey Batı sahilinden, Mali&#8221;den yapılan 2 teşebbüsü öğreniyoruz. Ansiklopedist Ibn Fadlallah al-Umari 1312 yılında Sultan Muhammed Abu Bakr&#8221;in büyük bir filoyu “okyanusun diğer tarafına ulaşmak” için seferber ettiğini, gemilerin yolda büyük bir fırtınaya tutulup battıklarını, ancak birinin kurtulup geri döndüğünü, bunun üzerine sultanın çok daha büyük bir filo ile kendisinin aynı amaçla okyanusa açıldığını ve geri dönmediklerini yazıyor. Bunlar bize tesadüfen ulaşan bilgiler. Daha ne kadar çok girişimde bulunulduğunu ve sonuçlarını bilemiyoruz.</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Bunun üzerine okyanustaki büyük kara kütlesine yani beşinci kıtaya Kristof Kolomb&#8221;dan evvel ulaşıldığına dair izleri haritalara dayanarak göstermeye çalışacağım. İslam kültür dünyasında yapılan bir çok haritalar gibi bu yönde de yapılan haritalar kaybolmuş, ancak bir kısmı italyanca, ispanyolca ve portekizce adaptasyonlar ile bize ulaşmış bulunuyor. Bunun yanısıra aynı dillerde yazılmış kaynaklar da önemli bilgiler veriyor. Mesela 16. yüzyılın ilk yarısında yaşayan Portekizli tarihçi Galvao keşifler tarihi adlı kitabında Kralın en büyük oğlu Prens Don Pedro&#8221;nun Avrupa ve Kudüs&#8221;e yaptığı seyahatten 1428 yılında dönüşünde beraberinde bir de dünya haritası getirdiğini, bu haritanın</p>
<p><img width="738" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19431.jpg" height="496" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="left"><strong>11: Kuzey ve Orta Asya&#8217;nın 13. – 14. yüzyılda Müslümanlar tarafından yapılan haritası</strong></p>
<p></font><font size="1" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Ümit Burnu&#8221;nu ve sonradan Macellan Boğazı diye adlandırılan deniz geçidini belirttiğini yazıyor. Macellan boğazı ile ilgili diğer bir bilgiyi Macellan&#8221;ın seferine katılan ve bu seferin tarihini yazan Antonio Pigafetti bize veriyor ve Macellan&#8221;ın seferinde 1507&#8243;den evvel yapılmış bir haritanın kullanıldığını ve bu haritada sonradan onun adını taşıyan boğazın gösterildiğini yazıyor. (No: 12)</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Bu yönde en önemli bilgileri bize Kolomb&#8221;un genç çağdaşı ve “Historia de las Indias” adlı seyahatin tarihine ilişkin eseri yazan Las Casas veriyor. Babası Kolomb&#8221;un seferlerine katılmış olan bu ünlü tarihçi, kitabında her fırsatta Kolomb&#8221;un elinde eski bir haritanın bulunduğunu tekrarlıyor. Bu haritanın sonradan kendi eline geçtiğini, esasında Kolomb&#8221;a Flo-ransalı Toscanelli tarafından gön-derildiğini açıklıyor. Çok ilginç bilgilerden birinde Kolomb&#8221;un diğer kaptanlarla hep bu haritaya dayandıklarını, bir ara bu haritayı bir kaç ada öteye giden kaptan Alonzo Pinzon&#8221;un beraberinde götürdüğünü, Kolomb&#8221;un sonraki rotayı planlamak için haritayı geri göndermesi için ona haber gönderdiğini, harita geri geldikten sonra Kolomb&#8221;un diğer gemicilerle birlikte pozisyon tespiti yaptığını kaydediyor.</p>
<p>Las Casas bu haritada (yanlışlıkla) Hindistan sahili (zannedilen) yerin ve adaların bulunduğunu da açıklıyor. Bütün bu ve başka bilgiler hiç bir süpheye yer bırakmadan gösteriyor ki Kolomb oldukça ayrıntılı bir haritayla bilinen bir ülkeye ulaşmak amacı ile yola çıkmıştır. Bazı bilgiler de bu amacın yeni bir yer keşfetmek değil de bilinen yerlerden altın, kıymetli taşlar ve baharat getirmek olduğunu gösteriyor.</p>
<p><img width="617" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19432.jpg" height="456" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right"><strong>12: Macellan&#8217;ın Güney Amerika&#8217;nın güney kısmının haritası</strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Piri Reis, haritasına eklediği bir notta Kolomb&#8221;un eline geçen bir kitapla yola koyulduğunu yazıyor. şimdi temel problem şu sorunun cevabına dayanıyor. Kolomb&#8221;un ve Portekizlilerin eline geçen haritalar hangi kültür dünyasının eseriydi. Bu sorunun cevabı için bazı haritalara gözatacağım.</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">1457 yılında Portekiz Kralının arzusu üzerine İtalya&#8221;da Fra Mauro yani Arap Papaz adlı biri dünya haritası yapmıştı. (No: 13) Bu haritanın İslam dünyasındaki örneklere dayandığını ispatlayabilmek meselesini bir tarafa bırakırsak kenarındaki bir açıklama bizim için çok önemli: “1420 yıllarında bir gemi Hint Okyanusundan erkek-kadın adalarına ulaşmak amacı ile</p>
<p><img width="545" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19433.jpg" height="536" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right"><strong>13: Fra Mauro haritası (1457)</strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Kap Diyab (Kurtlar Burnu) yani Ümit Burnuna oradan da karanlık okyanustaki Yeşil Adalara uğrayarak 40 günlük ve 2000 millik Batıya yönelen bir yoldan sonra 70 günde Ümit Burnuna geri dönmüş. Bu açıklamadan şimdi Amerika&#8221;ya Ümit Burnundan gidilen yolun 1420&#8243;den önce bilindiği anlaşılıyor. Bu yolun krokisi şöyle: (No: 14).</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Bunu 1500 yılında Kolomb&#8221;un ilk 3 seferinde gemilerden birine kaptanlık yapan Juan de la Cosa&#8221;nın haritası ile takip edeceğim (No: 15). Bunu bilgisayar kullanarak modern harita ile karşılaştırırsak (No: 16). Batı Afrika ile Kuzeydoğu Brezilya sahillerinin hemen hemen gerçeğe çok yakın olduklarını, Küba, Haiti, Jamaika, Puerto Rico ve Bahama Adalarının şekillerinin ve coğrafi konumlarının gerçeğe oldukça yakın olduklarını görüyoruz. Haritada Macellan Boğazı da görünüyor. Bu harita tek başına boylam derecelerini çok iyi ölçebilen bir kültür dünyasından gelen bir orjinalin ispanyolların elinde olduğunu gösteriyor. Güney Amerika portekizlilerin keşfinden önce bu haritada görülüyor. Bu harita ile Piri Reis&#8221;inki arasında çok büyük bir bağlantı kendini gösteriyor.</p>
<p>Bunu müteakip Vasco da Gama&#8221;nın 1498&#8243;deki ilk Hindistan seferinden hemen sonra ortaya çıkan bir haritayı göstereceğim. Bu harita İtalyan Alberto Cantino&#8221;nun adını taşıyor. (No: 3) Güney Amerika&#8221;nın bir kısmını da içine aldığından 1502 yılı civarında yapıldığı tahmin ediliyor. Ben bu haritanın orjinalinin daha eski olduğuna inanıyorum. Avrupa&#8221;da birden bire ortaya çıkan mükemmel</p>
<p><img width="745" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19434.jpg" height="526" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"><strong>14: 1420&#8242;de Amerika&#8217;ya Hint Okyanusundan ulaşan geminin gidiş-dönüş yolu.</strong></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"><img width="756" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19435.jpg" height="444" /></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right"><strong>15: Juan de la Cosa haritası (1500)</strong></p>
<p align="left"><img width="610" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19436.jpg" height="539" /></p>
<p align="left"><strong>16: Juan de la Cosa haritası ile modern haritanın karşılaştırılması</strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Afrika haritasının İslam kültür dünyasından geldiğini burada ispata kalkışmayacağım. Konumuz açısından Afrika ile Güney Amerika arasındaki uzunluk ve bölge sahillerinin gerçeğe çok yakın bulunması önemlidir. Bu ancak boylam derecelerini çok iyi bilen bir ortamdan beklenebilir (No: 17).</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Şimdi bir Java dilinde yazılmış bir haritaya geçeceğim (No: 18). Portekizliler 1511 yılında Malezya&#8217;yı ele geçirdiklerinde bir gemide bir atlas buldular. Bunun kalan 26 haritasını Malezya dilinden Portekizce&#8217;ye çevirerek Krala gönderdiler. Gönderen Kral yardımcısı ve donanma komutanı Albuquerque yazdığı mektupta bu atlasın önemini ve ona hayran olduğunu uzun uzun dile getirmeye çalığıyor. Bu İslam dünyasında haritacılığın ulaştığı en yüksek saf-halardan birini gösteren atlasın kartografya tarihindeki yeri çok önemli bir konu. Burada sadece onun Brezilya sahillerine ait olan kısmını ele alacağım. Bu harita Brezilya sahilinin Ekvator&#8221;un güneyinde 6&#8242;ncı derece ile 27&#8242;nci derece arasında kalan kısmını gösteriyor. Sahilin Kuzeydoğudan Güneybatıya doğru eğimi yaklaşık 15 derece. Bu haritanın boylam derecesindeki doğruluk o zaman karşısında bir Afrika kıtası veya bilinen bir ada gibi bir tutanak noktası olmadığı için ancak modern</p>
<p><img width="613" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19437.jpg" height="511" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="left"><strong>17: Cantino haritasının (1502) modern harita ile karşılaştırılması</strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">harita ile karşılaştırmak suretiyle elde edilebiliyor. Böyle bir karşılaştırma başarı oranının bir hayli yüksek olduğunu gösteriyor (No: 19).</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Son olarak, Piri Reis&#8217;in haritasına değinmek istiyorum (No: 20). Bu çok tanınan ve bilhassa Türkleri ilgilendiren bir harita. Onu başlıba-şına bir konferans konusu yapmak isterdim. Burada konumuz için önemli olan sonuçla yetineceğim. Bunun, bilgisayar yardımı ile modern bir harita ile karşılaştırdığımızda (No: 21). Güney Amerika sahillerinin hemen hemen çok iyi, kısmen içerilere doğru nispeten iyi çizildiğini, Afrika ile aradaki boylam derecelerinin, Avrupa Kartoğrafyacılığında ancak 18. ve 19. yüzyılda mümkün olan bir doğruluğa ulaştıklarını görüyoruz. Bunun 15 ve 16. yüzyılda İslam dünyası Hint okyanusu navigasyonunda ulaşılan yüksek metotlardan başka hiç bir kültür dünyasında sağlanması imkanı yoktu. Bu ilinti ile şunu hatırlatmak isterimki Kolomb&#8217;un Amerika kıyılarına doğru bazı enlem ve boylam derecelerini ölçtüğü iddia edilir. Bu değerler 22 derece ile 40 derece kadar hatalı, daha doğrusu ölçüden ziyade hayal ürünüdür.</p>
<p><img width="611" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19438.jpg" height="400" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="left"><strong>18: Cava dili ile yazılmış Arapça haritanın (1511 öncesi) Portekizce çevirisi</strong></p>
<p align="left"><img width="296" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19439.jpg" height="327" /></p>
<p align="left"><strong>19: Cava haritasının modern harita ile karşılaştırılması</strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">1933 yılında Piri Reis&#8217;in haritasını çok ciddi bir araştırmaya tabi tutan Alman bilgini Paul Kahle bu haritanın enlem ve boylam dereceleri bulunan bir orijinale dayanmış olması gerektiği sonucuna varmış, bu orijinalin Kolomb&#8217;a Floransa&#8217;dan 1474 yılında Paolo Toscanelli tarafından</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"><img width="412" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19440.jpg" height="543" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"><strong>20: Piri Re&#8217;is haritası (1513)</strong></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">sorunun cevabını imkansız kılıyordu. Şu noktayı da belirtmek gerekir ki Kahle sadece Orta Amerika kısmının Kolomb vasıtasıyla Piri Reis&#8217;e ulaştığını, Güney Amerika kısmının Piri Reis tarafından Portekizlilerin haritalarına dayanarak eklendiğine inanıyordu. Kahle&#8217;nin çalışması gönderildiğine inanmıştı. Ama orijinalin nasıl ve nerede ortaya çıktığı sorusunu bir tarafa bırakmıştı. Matematik coğrafya ve kartografya tarihçiliğinin o günkü durumu bu sonucu, sonraki araştırmalarda Kolomb&#8217;un eklerini taşıyan haritanın 1501 yılında Kemal Reis tarafından zaptedilen ispanyol gemisinde ele geçirilen esirler arasında Kolomb&#8221;un 3 seferine katılan birinden alındığı inancı yaygındır. Piri Reis sadece amcası Kemal&#8217;in, Kolomb&#8217;un 3 seferine katılan bir esiri olduğunu söylüyor ve ondan bazı şeyler anlatıyor ve o haritadaki bu kıyılar ve adalar Kolomb&#8217;un haritasından alınmıştır diyor.</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Benim anlayışıma göre, Piri Reis&#8217;in eline italyanlara İslam kültür dünyasından ulaşan Arapça bir haritanın Kolomb&#8217;un bazı ekler taşıyan enlem boylam çizgileri gösterilmiş bir italyanca nüshası her hangi bir şekilde ulaşmıştır. Muhtemelen bu haritanın başka nüshaları da yaygındı. Bu harita ispanyol tahtının devamlı ısrarı üzerine Kolomb&#8217;un 3. seferinden sonra kardeşine yaptırıp saraya sunduğu basit haritadan çok farklıdır (No: 22). Tamamen yanlış çizilmiş Küba haritası, büyük bir ihtimalle Kolomb ve arkadaşlarına aittir. Haritanın güneyindeki kara parçasının italyanlara ulaşan arapça orjinalde bulunmuş olması tahmin olunabilir. İslam dünyasını dolaşan bir misyoner Guillaurme Adam gemici tacirlerin Afrika&#8221;nın güneyinde 54 dereceye kadar indiklerini anlatıyor. Italyan coğrafyacı Livio Sanuto da 1588 yılında yazdığı kitabında, Arapların Mozambik&#8217;ten Ümit Burnunu aşarak Güney Kutbuna uzandıklarını kaydediyor.</p>
<p><img width="379" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19441.jpg" height="453" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="left"><strong>21: Piri Re&#8217;is haritasının modern harita ile karşılaştırılması</strong></p>
<p></font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">Şimdi sunduklarımı özetliyorum. İnsanların sonradan Amerika diye adlandırılan kıtaya ulaşmaları 3 aşamada oldu:</font><font face="Century Schoolbook,Century Schoolbook">1. İnsanlar eski dünyadan başlangıcı bilinmeyen bir çağdan beri zaman zaman tesadüflerle okyanusun içindeki büyük kara parçasına ulaştılar. Bu günümüzde kabul edilen bir gerçek.</p>
<p>2. Müslümanlar en geç 10. yüzyılın ilk yarısından itibaren İberik yarımadasından ve Batı Afrika sahillerinden sayısını bilemeyeceğimiz defalar okyanusun karşı sahiline batıya yelkenleyerek ulaşmaya çalıştılar. Onlar aynı sahillere Afrika&#8221;nın güneyinden 9. yüzyıldan beri ulaşabiliyorlardı. Onlar okyanustan batıya doğru yaptıkları teşebbüslerinde bizim için bilinmeyen bir tarihten itibaren ama en geç 15. yüzyılın başında büyük kara parçasına ulaşmış ve dönmüş olmaları ve bunu çok defa tekrar etmiş olmaları lazım. Onlar 9. yüzyıldan itibaren matematik coğrafya ve kartografyayı geçen 800 yıl boyunca geliştiren bir kültür dünyasının mensupları olarak batı atlantiğin ve sahillerinin büyük bir kısmının haritalarını yaptılar. 16. yüzyıldan itibaren bilimlerin diğer dallarında olduğu gibi onların bu alanlarda da lider konumlarını kaybetmeleri ve yerlerini başkalarına bırakmaları tarihi bir kader olmuştur.</p>
<p>3. Nasıl Bartolomeo Diaz ve Vasco da Gama müslümanların haritaları ile Ümit Burnuna ve Hint okyanusuna yönelmiş idilerse Kolomb ve Portekizli gemiciler, bu arada Macellan Amerika&#8221;ya ellerine geçen İslam dünyasının haritalarıyla ulaştılar. Ne eski Portekizliler ne de ispanyollar bu gerçeği saklıyorlardı. Onlar Müslüman öncülerinden üstlendikleri işi büyük bir çalışkanlık ve gayretle geliştirdiler. Yeni bir kıtanın varlığının insanlığın bilgisine sunulmasını onlara borçluyuz.</p>
<p><img width="608" src="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19442.jpg" height="275" /></p>
<p></font><font size="2" face="Century Schoolbook,Century Schoolbook"></p>
<p align="right"><strong>22: Kolomb&#8217;un Haritası (1501)</strong></p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p align="left">*1924 yılında İstanbul&#8217;da doğan Prof. Dr. Fuat Sezgin, İstanbul Üniversitesi&#8217;nde filoloji eğitimine başladı, 1965 yılında Frankfurt Üniversitesi&#8217;nde profesör oldu. İslam dünyasındaki belli başlı kütüphaneleri taradı, bilinmeyen çok sayıda elyazmasını buldu. Sezgin, 1981&#8242;den beri kuruculuğunu yaptığı Frankfurt Goethe Üniversitesi Arap-İslam Bilimi Tarihi Enstitüsü&#8217;nde çalışıyor. Prof. Dr. Sezgin&#8217;in incelediği eski elyazması eserlerde bularak yeniden imal ettirdiği bir çok &#8216;unutulmuş&#8217; alet ve makine de Frankfurt&#8217;taki Arap-İslam Bilimi Tarihi Enstitüsü&#8217;nde yer alan müzede sergileniyor. Birçok kitabı bulunan Sezgin, Süryanice, İbranice ve Latince dahil 27 dili çok iyi derecede biliyor. Bilimsel çalışmalarını Almanya&#8217;da sürdüren Prof. Dr. Fuat Sezgin&#8217;in, &#8216;İslam&#8217;da Bilim ve Teknoloji&#8217; adını taşıyan beş ciltlik eseri Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkçeye çevriliyor.</p>
<p align="left"><strong><font color="#0000cc">Not: </font>Dünya Bülteni (DB)&#8217;nde yayınlanan haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve Dunyabulteni.net&#8217;in ilgili sayfasına link verilmek şartıyla kopyalanabilir veya yeniden yayınlanabilir.  <a href="http://dunyabulteni.net/news_detail.php?id=18914">http://dunyabulteni.net/news_detail.php?id=18914</a></strong></p>
<p>var tmp; tmp = document.getElementById(&#8220;news_content&#8221;).getElementsByTagName(&#8220;a&#8221;); for(i=0; i&lt;tmp.length; i++) tmp[i].target = &#8220;_blank&#8221;;</p>
<p></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tarihvegundem.wordpress.com/15/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tarihvegundem.wordpress.com/15/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tarihvegundem.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tarihvegundem.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tarihvegundem.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tarihvegundem.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tarihvegundem.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tarihvegundem.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tarihvegundem.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tarihvegundem.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tarihvegundem.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tarihvegundem.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tarihvegundem.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tarihvegundem.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tarihvegundem.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tarihvegundem.wordpress.com/15/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=15&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/haritalarla-muslumanlarin-kolombtan-once-amerika-kesfi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c7a8f10546915e8c79b7b1b21bc35016?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tarihvegundem</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dunyabulteni.net/images/news/19445.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19421.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19422.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19423.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19424.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19425.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19426.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19427.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19428.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19429.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19430.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19431.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19432.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19433.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19434.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19435.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19436.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19437.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19438.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19439.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19440.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19441.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.dunyabulteni.net/images/news/19442.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>&gt;&gt;Fraksiyon çatışması</title>
		<link>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/dsad/</link>
		<comments>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/dsad/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 23:07:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tarihvegundem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/14/</guid>
		<description><![CDATA[Yazarlar / Engin Ardıç Fraksiyon çatışması İnönü’nün, Atatürk’ün resmini paralardan ve pullardan kaldırtıp yerine kendi resmini koydurduğunu hemen herkes bilir de&#8230; Murat Bardakçı, Atatürk’ün ölümünden daha sekiz gün sonra, Atatürk’ün “aziz naaşı” daha Dolmabahçe Sarayı’nda “katafalkta” yatar ve halk da kuyruğa girmiş önünden geçerken, cenaze henüz Ankara’ya bile gitmeden onun heykelini kaldırtmış olduğunu açıklayınca kıyamet [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=14&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="4"><font color="#111111"><font face="Verdana"><strong>Yazarlar</strong> / Engin Ardıç</font></font></font></p>
<table border="0" width="100%" cellPadding="0" style="border-collapse:collapse;">
<tr>
<td bgColor="#f3f3f3"><font size="4" color="#111111" face="Verdana">Fraksiyon çatışması </font></td>
</tr>
<tr>
<td>
<p align="center"><font size="-2" face="Arial"><span style="letter-spacing:3px;"></span></font></p>
</td>
</tr>
</table>
<table border="0" width="100%" cellPadding="3" cellSpacing="3" style="border-collapse:collapse;">
<tr>
<td><font size="2" color="#333333" face="Verdana">İnönü’nün, Atatürk’ün resmini paralardan ve pullardan kaldırtıp yerine kendi resmini koydurduğunu hemen herkes bilir de&#8230; </font><font size="2" color="#333333" face="Verdana"></p>
<p align="left">Murat Bardakçı, Atatürk’ün ölümünden daha sekiz gün sonra, Atatürk’ün “aziz naaşı” daha Dolmabahçe Sarayı’nda “katafalkta” yatar ve halk da kuyruğa girmiş önünden geçerken, cenaze henüz Ankara’ya bile gitmeden onun heykelini kaldırtmış olduğunu açıklayınca kıyamet koptu&#8230;</p>
<p align="left">Bu kopan kıyamet elbette “entellektüel” bir kıyamettir, ayaktakımını ilgilendirmiyor ve bu konu, örneğin Fenerbahçe ile Galatasaray arasında bulunan yedi puanlık farkın beş puana inmiş olması kadar önemli sayılmıyor!</p>
<p></font></td>
</tr>
</table>
<p><span id="more-14"></span><font size="2" color="#333333" face="Verdana">Zarar yok, biz de çemişlere yazı yazmıyoruz. Adam gibi adamlar, 1938 yılının o müthiş kasım ayında neler olup bittiğini merak edeceklerdir.</font><font size="2" color="#333333" face="Verdana">Atatürk ile İnönü bir buçuk yıldır dargındılar, konuşmuyorlardı. Atatürk İnönü’yü başbakanlıktan kovmuş (buna “sürmenaj olduğu için kendisi bıraktı” gibi bir kılıf uydurulmuştu), yerine Celal Bayar’ı atamıştı.</font><font size="2" color="#333333" face="Verdana">Atatürk’ün yakın çevresi (ünlü yazar Harold Armstrong bunlara “desperados” demiştir) İnönü’ye düşmandı, İnönü de onlara.. Daha sonra, “İnönü’yü ‘Atatürk son bir kez seni görmek istiyor’ yalanıyla İstanbul’a çağırıp temizlemek niyetinde oldukları” şeklinde korkunç bir dedikodu bile çıkarılmıştır haklarında&#8230; Hatta rivayet ederler ki, Refik Saydam, “gitme paşam, seni öldürecekler, gitmeye kalkarsan kendimi trenin önüne atarım, beni çiğner öyle geçersin” demiş de İnönü öyle vazgeçmiş!&#8230; Ankara’da kalarak ipleri elinde tutmuş&#8230; Bunun diyetini de, cumhurbaşkanı olduktan iki buçuk ay sonra Saydam’ı başbakan yaparak ödemiş!&#8230;</p>
<p>Atatürk’ün son günlerinde müthiş bir iktidar kavgası yaşandı.</p>
<p>Gizli servisler Şükrü Kaya’nın, ordu da İsmet İnönü’nün kontrolu altındaydı.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığına Mareşal Fevzi Çakmak’ın seçilmesine “muhakkak” gözüyle bakılıyordu. (Nitekim daha sonra da mareşal “muhalefetteki” Demokrat Parti’nin adayı olacaktır. Ömrü vefa etseydi 1950 yılında Çankaya’ya çok büyük bir ihtimalle o çıkacak, başbakan da Menderes değil Bayar olacaktı ve çok da hayırlı olacaktı böylesi&#8230;)</p>
<p>Fakat kapalı kapılar ardında Ankara’da ne döndüyse döndü ve İnönü hemen bir gün içinde mecliste oybirliğiyle cumhurbaşkanı seçildi. Hemen de Atatürk’ün yakın çevresini “tasfiyeye” girişti. Altemur Kılıç “afaroz etti” diyor. Afaroz edilenlere rahmetli babası da dahildir.</p>
<p>Neler olup bittiğini umarım sevgili dostum Murat Bardakçı ayrıntılarıya anlatır, onun “kalemidir” bu&#8230; Eh, Altemur ağabey anlatmadığına göre&#8230;</p>
<p>Bu bir saray kavgasıdır. Kavgada İnönü yenilmiş olsaydı yakın tarihimiz başka, çok başka olurdu&#8230; Savaş yıllarında müttefiklere yakın olur, Almanya’ya yaltaklanmaz, bir faşizm dönemi yaşamazdık. Liberal kanat 1950 yılında değil daha 1938 yılında iktidara gelirdi (zaten 1937’de gelmişti de, çok kısa kalabildi)&#8230; Belki o Demokrat Parti’yi de İnönü bir bürokrat muhalefet partisi olarak kurar, yani her şey tersine dönerdi!&#8230;</p>
<p>Bu arada Sabit Osman Avcı’ya sordular&#8230; Kendisi gençliğimizin meclis başkanlarındandır&#8230; Hey gidi hey, “Fix Ottoman Hunter” diye dalga geçerdik, sanırım o sıralar kulağına gitmiştir&#8230; Allah uzun ömür versin&#8230;</p>
<p>Dedi ki: “İsmet Paşa’nın kırıklığı ve kompleksi vardı”.</p>
<p>Fakat müthiş bir şey daha açıkladı: İnönü, Atatürk’ün resmini yalnız paralardan ve pullardan kaldırtmakla kalmamış, portresini de devlet dairelerinden kaldırtmış! Yuh!</p>
<p>Birkaç yıl sonra “kamuoyu baskısı üzerine” yeniden koydurtmuş&#8230; Atatürk fotoğrafı makamın karşısına, kendi fotoğrafı makamın üstüne&#8230; (Daha sonra ikisi yanyana konacaktır&#8230;) Vallahi bunu ben de bilmiyordum! Sıkı bir “İsmetçi” olan rahmetli babam anlatmamıştı.</p>
<p>Kime ne öğretiliyor ki bu memlekette?</p>
<p>Şu para konusuna da yarın değinelim, bu arada cinayet minayet işlenmezse inşallah&#8230;</p>
<p><font size="2" face="Tahoma">31.01.2007  <a href="http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=66004,10,2">http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=66004,10,2</a>        </font></p>
<p></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tarihvegundem.wordpress.com/14/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tarihvegundem.wordpress.com/14/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tarihvegundem.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tarihvegundem.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tarihvegundem.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tarihvegundem.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tarihvegundem.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tarihvegundem.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tarihvegundem.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tarihvegundem.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tarihvegundem.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tarihvegundem.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tarihvegundem.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tarihvegundem.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tarihvegundem.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tarihvegundem.wordpress.com/14/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=14&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/dsad/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c7a8f10546915e8c79b7b1b21bc35016?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tarihvegundem</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&gt;&gt;Merhaba Tarih ve Gündem Ziyaretçileri</title>
		<link>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/hello-world/</link>
		<comments>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/hello-world/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 12:51:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tarihvegundem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[TarihveGundem.wordpress.com &#8217;a Hoşgeldimiz. bu site tarihteki ve günümüzdeki olayları kendi görüşüyle bu arada yayınlayacaktır. bunu yaparken alıntılarında burada yayınlanması düşünülmüştür. Bu sitenin amacı site yazarının yazı yazma becerisini geliştirmek ve bunu yaparken bir şeyler sunabilmek içindir. bu yüzden kişisel yazılar hakkında yazar sorumluluk kabul edilmeyecektir.<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=1&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://tarihvegundem.wordpress.com">TarihveGundem.wordpress.com</a> &#8217;a Hoşgeldimiz.</p>
<p>bu site tarihteki ve günümüzdeki olayları kendi görüşüyle bu arada yayınlayacaktır. bunu yaparken alıntılarında burada yayınlanması düşünülmüştür.</p>
<p>Bu sitenin amacı site yazarının yazı yazma becerisini geliştirmek ve bunu yaparken bir şeyler sunabilmek içindir. bu yüzden kişisel yazılar hakkında yazar sorumluluk kabul edilmeyecektir.</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tarihvegundem.wordpress.com/1/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tarihvegundem.wordpress.com/1/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tarihvegundem.wordpress.com/1/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tarihvegundem.wordpress.com/1/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tarihvegundem.wordpress.com/1/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tarihvegundem.wordpress.com/1/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tarihvegundem.wordpress.com/1/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tarihvegundem.wordpress.com/1/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tarihvegundem.wordpress.com/1/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tarihvegundem.wordpress.com/1/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tarihvegundem.wordpress.com/1/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tarihvegundem.wordpress.com/1/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tarihvegundem.wordpress.com/1/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tarihvegundem.wordpress.com/1/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tarihvegundem.wordpress.com/1/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tarihvegundem.wordpress.com/1/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tarihvegundem.wordpress.com&amp;blog=1394327&amp;post=1&amp;subd=tarihvegundem&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tarihvegundem.wordpress.com/2007/07/20/hello-world/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c7a8f10546915e8c79b7b1b21bc35016?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">tarihvegundem</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
